Bronz madalyanın hikâyesi…
Tarih : 2012.12.12  22:50:25

Fransa-Cabries

İlk gün yapılan ferdi müsabakalarda istediğimiz sonuçları alamadık. Hepimiz çok üzüldük ama kimse bir şey belli etmiyordu (Flöre Branş Koordinatörümüz Damir SAYFUTDİNOV  dışında!!!). Ertesi gün takım maçları vardı, hem kalabalık hem de zorlu geçeceği belli idi. Ama onlara hep inandım, inanıyordum. Gözlerinden de belliydi. Bir gün önce telafi edeceklerini facebookta da paylaştım, öyle de oldu.

İkinci gün salona geldik, 42 takım akredite olmuş, herkes burada. İlk müsabakada Singapur’u 45/22, ardından Fransa’nın diğer takımını 45/30 sonuçla yenip ilk 16 takım arasına girdik. Rakip Rusya 1 takımı idi. Bu maç çok çekişmeli oldu. Son müsabakada biz öndeydik, oyalama yaparken nerdeyse maçı kaybediyorduk (41/40). Bu maç bize ders oldu, iyi de oldu, bir şeyler gördük ve düzeltmeliydik. İlk 8 takım arasına kaldık. Rakip belli idi. “Fransa 1”. Geçen yılın Yıldızlar Avrupa Şampiyonu. Madalya almak için rakibimizi yenmek gerekiyordu. Çocuklarla konuştuk, onlar kendilerine güveniyorlardı. Bu maçı anlatacağım sizlere, çünkü bu maçta başka bir şey vardı.

Fransa maçı çok dengeli başladı. İnancımızı hiç kaybetmedik. Skor 25-18 gerideyiz, son iki maç, piste Barış GÜLER çıktı ve rakibi Maximilien CHASTANET . Fransız Maximilien CHASTANET, geçen yılın Avrupa 3.sü. Maç başladı rakip oyalama yapıyor ve öndeler, Barış yükleniyor kontrataktan 2 tuş verdi ve skor 27-18 oldu. Ama kimse bozulmadı, bırakmadı maçı, kenardan,

- Olsun yapacaksın, diyoruz.

Arkadan bir ses geldi,

- Sana inanıyoruz Barış,  

- Maç daha bitmedi hadi Barış,

On kişi tek ses olmuş bağırıyordu. Barış’a inançlarını gösteriyorlardı. Barış arka arkaya sayıları almaya başladı. Tansiyon iyice yükseldi. Artık sesim kısıldı. Herkes bizim maçı izliyordu. Çünkü bizim yüreğimiz kazanma arzumuz ve azmimiz herkesi etkilemişti.

Hakem Murat Erdem, görevli olduğu maçı bıraktı o da arkamızda yerini aldı. Barış pistte savaşıyordu. Pistte Maximilien CHASTANET ’i 6-2 yenmeyi başardı. Skoru da 27-24 e getirdi ve kordonu Bora İsmail BİREN’e teslim etti. Bora dünden çok doluydu bunu biliyorum, ona çok inanıyorduk. Rakip Alexandre SİDO ve son maç. M. Ege COŞGUN maçı kameraya çekiyordu.

- Hocam ben dayanamıyorum, bu maçı çekemiyorum, heyecandan ellerim titriyor, dedi.

Kamerayı bıraktı son maçı kim çekti bilmiyorum.

Bora  İsmail BİREN arka arkaya sayılar almaya başladı atmosfer iyice yükseldi hepimiz tek yürek olmuştuk,

-Hadi Bora, hadi Bora, diye bağırıyorduk.

Ben Bora’nın tuş aldıktan sonra bağırdığını çok az gördüm. Bu maçta aldığı her tuştan sonra bizimle birlikte o da bağırıyordu. Pistte bir takımın inancı ve diğer arkadaşlarının da ruhu vardı. Takım olmak böyle bir şeydi işte ve son 10 saniyede 34-30 öne geçmiştik. Bora rakibi çok iyi oyaladı ve maçı kazandık 34-32 .

Takımımız tek yürek oldu. Takımın hepsi savaştı, inandı ve tüm enerjilerini birbirleri için sonuna kadar kullandılar. Son Avrupa Şampiyonunu kendi ülkelerinde devirdiler. Bu takım, bu inançla ve bu istekle, her takımı yenebilecek güçte olduğunu gösterdi.

Oradaki ruhu, atmosferi ve inancı sizlerle paylaşmak istedim. Bu çocukların, bu ruh ve inançla neler yapabileceklerini sizlerin de görmesini isterdim. Umarım böyle tabloları ve daha iyilerini sizlerle tekrar paylaşmak dileğiyle.

Son olarak Yıldız Erkek Flöre Milli takımımıza şunu söylemek istiyorum;

"Sizde bu inanç ve bu takım ruhu olduğu sürece daha iyisini yapacaksınız biliyorum. Hepinize yürek dolusu teşekkürler, sizinle ne kadar gurur duysak azdır."

               

12.12.2012

Recep KOÇ

1197 kez okundu
alparslan   /   Tarih : 2012.12.13  00:12:03
recep hocam; derce alan sporcularımızı , antrenör arkadaşlarımızı , emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik ederim..HİÇBİR BAŞARI TESADÜF DEĞİLDİR.
tekküpeli   /   Tarih : 2012.12.13  00:01:07
Başarının Artarak Geleceğine inanıyor ve biliyoruz.Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.
Mehmet Kartal   /   Tarih : 2012.12.12  23:18:26
Değerli Recep hocam, Sizleri ve tüm takımlarımı canı gönülden tebrik ederim...
Yazarın Diğer Yazıları